Mirasın reddi beyanı, mirasın açıldığı yer sulh hukuk mahkemesince 'özel kütüğüne' yazılır (TMK m. 609). Bu tescil işleminin hukuki niteliği nedir? Kurucu mu yoksa açıklayıcı mı? Ret beyanı, bu kütüğe tescil edilmeden önce hukuki sonuç doğurur mu?
Bu tescil işleminin hukuki niteliği 'açıklayıcı'dır (bildirici), 'kurucu' (ihdasi) değildir. Mirasın reddi, tek taraflı ve ulaşması gerekli bir irade beyanı olduğu için, bu beyanın yetkili sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak 'ulaştığı' anda hukuki sonuçlarını doğurur. Yani, mirasçılık sıfatı, ret beyanının hakime ulaştığı an itibarıyla geriye etkili olarak ortadan kalkar. Mahkemenin, bu beyanı özel kütüğe tescil etmesi, daha önce doğmuş olan hukuki durumu sadece üçüncü kişilere karşı alenileştirmeye, ispat kolaylığı sağlamaya ve resmiyet kazandırmaya yarayan bir işlemdir. Tescil işlemi, reddin geçerlilik şartı değildir. Bu nedenle, usulüne uygun yapılan bir ret beyanı, henüz kütüğe tescil edilmemiş olsa bile geçerlidir ve hukuki sonuçlarını doğurur. Örneğin, ret beyanında bulunduktan ancak tescilden önce mirasçıya karşı açılan bir tereke borcu davasında, mirasçı bu ret beyanını ileri sürerek borçtan sorumlu olmadığını ispatlayabilir (kadimhukuk.com.tr - Reddi Miras).