Yargıtay içtihatlarında 'kısmi eda külli tespit' davası olarak adlandırılan belirsiz alacak davası türü, HMK'da açıkça düzenlenmemiştir. Yargıtay'ın bu dava türünü kabul etmesinin temel hukuki dayanağı ve amacı nedir?
Yargıtay'ın bu dava türünü kabul etmesinin temel hukuki dayanağı, HMK m. 107'nin lafzından çok, kanun koyucunun bu maddeyi ihdas ederkenki 'amacı' ve maddenin 'gerekçesi'dir. HMK m. 107'nin Adalet Komisyonu gerekçesinde, 'Alacaklı, yalnızca eda davası veya yalnızca tespit davası yahut kısmi eda ile birlikte külli tespit davası açabilme seçeneklerine sahiptir. Hak-arama özgürlüğünün özünde var olan bu seçenekler, yasa veya içtihat yoluyla yasaklanamaz.' ifadelerine yer verilmiştir. Yargıtay, bu gerekçeyi esas alarak, kanun koyucunun alacaklıya bu seçenekleri tanımak istediğini kabul etmiştir. Bu kabulün amacı, hak arama özgürlüğünü (Anayasa m. 36) ve usul ekonomisini en geniş şekilde korumaktır. Alacaklı, alacağının belirsiz olduğu ancak bir kısmının tahsilini hemen istediği, kalanının ise tespit edilmesini talep ettiği durumlarda, iki ayrı dava (kısmi dava + tespit davası) açmak yerine, tek bir davayla her iki talebini de ileri sürebilmelidir. Yargıtay'ın bu yorumu, HMK m. 107'nin amacına uygun, hak arama özgürlüğünü genişletici bir içtihattır (Yargıtay HGK, E. 2015/3136, K. 2018/347).