TCK m. 97'deki terk suçunun manevi unsuru olan 'kast'ın, TCK m. 21'deki tanımı çerçevesinde 'olası kast' şeklinde gerçekleşmesi mümkün müdür? Bir annenin, bebeğini, bulunup bulunmayacağı belirsiz, tehlikeli bir yere (örneğin, otoyol kenarına) bırakması ve 'bulunursa bulunur, bulunmazsa da yapacak bir şey yok' düşüncesiyle hareket etmesi durumunu bu bağlamda değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95102

Evet, terk suçunun manevi unsurunun 'olası kast' (TCK m. 21/2) şeklinde gerçekleşmesi mümkündür. Olası kast, failin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini 'öngörmesine rağmen', 'olursa olsun' diyerek, neticeyi kabullenerek fiili işlemesidir. Örnekteki durumda anne, bebeği otoyol kenarına bırakmakla, onun soğuktan, açlıktan veya bir trafik kazası sonucu zarar görebileceğini veya ölebileceğini açıkça öngörmektedir. Bu neticeleri doğrudan istemese bile (doğrudan kast), bu riskli neticelerin gerçekleşmesini umursamadan, 'olursa olsun' diyerek bebeği orada bırakması, olası kastla hareket ettiğini gösterir. Bu durumda, eğer bebek hayatta kalır ancak yaralanırsa, eylem 'olası kastla yaralama' suçunu; eğer bebek ölürse, 'olası kastla öldürme' suçunu oluşturabilir. Bu durumda artık TCK m. 97'deki terk suçundan değil, neticeye göre daha ağır olan yaralama veya öldürme suçundan (olası kast hükümleri uygulanarak) sorumlu tutulması gerekir. Olası kast, failin sorumluluğunu terk suçunun ötesine taşır.