Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin K. 2015/33091 sayılı kararında, bakıma muhtaç annesini evine almayan sanığın eylemi terk suçu olarak kabul edilmiştir. Bu olayda, annenin diğer gelini tarafından sanığın kapısının önüne bırakılması, sanığın 'koruma ve gözetim yükümlülüğü'nü nasıl etkilemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95097

Annenin diğer gelini tarafından sanığın kapısının önüne bırakılması, sanığın kanundan doğan 'koruma ve gözetim yükümlülüğü'nü ortadan kaldırmamış, aksine bu yükümlülüğü o an için somut ve acil bir şekilde yerine getirme zorunluluğunu doğurmuştur. Sanığın yükümlülüğü, Medeni Kanun'dan kaynaklanan genel bir bakım yükümlülüğüdür. Diğer gelinin, bakım sırası kendisine geçen sanığın kapısına anneyi getirmesiyle, sanığın bu soyut yükümlülüğü, fiili ve o an için yerine getirilmesi gereken somut bir ödeve dönüşmüştür. Sanık, annesinin kapısının önünde, bakıma muhtaç ve korumasız bir durumda olduğunu bilerek kapıyı açmamakla, bu somut ödevi kasten ihlal etmiş ve onu 'kendi haline terk' etmiştir. Diğer gelinin eylemi, sanığın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, tam tersine, sanığın ihmalini ve suç kastını daha belirgin hale getiren bir olgudur. Sanık, o andan itibaren annenin güvenliğinden birinci derecede sorumlu hale gelmiştir (barandogan.av.tr - Terk Suçu).