TCK m. 289/1'deki muhafaza görevini kötüye kullanma suçunda, failin suç konusu malın sahibi olması halinde cezanın indirilmesi, 'şahsi cezasızlık sebebi' mi yoksa 'cezayı azaltan şahsi sebep' mi olarak nitelendirilmelidir? Bu iki kavram arasındaki farkı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95096

Bu durum, bir 'cezayı azaltan şahsi sebep' olarak nitelendirilmelidir. İki kavram arasındaki fark şudur: 1) Şahsi Cezasızlık Sebebi: Fiilin suç olma niteliğini ortadan kaldırmaz, ancak kanun, failin belirli bir kişisel ilişkisi veya durumu nedeniyle cezalandırılmamasını öngörür. Fiil suçtur, ancak faile ceza verilmez. Örneğin, TCK m. 167'de belirli akrabalar arasında işlenen malvarlığı suçları için öngörülen cezasızlık hali böyledir. 2) Cezayı Azaltan Şahsi Sebep: Bu durumda da fiil suçtur ve fail cezalandırılır, ancak kanun, failin kişisel bir durumu nedeniyle verilecek cezada indirim yapılmasını emreder. TCK m. 289/1'in ikinci cümlesindeki durum tam olarak budur. Failin malın sahibi olması, onu cezasız bırakmaz, sadece verilecek cezanın 'yarı oranında' indirilmesini sağlar. Fiil, kamu idaresinin otoritesine karşı işlenmiş bir suç olmaya devam eder, ancak failin kendi malı üzerinde tasarrufta bulunması, haksızlığın derecesini azalttığı için daha hafif bir cezayla karşılanır.