Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda (TCK m. 104), cinsel ilişkinin, tarafların evlenmek amacıyla ve ailelerinin bilgisi dahilinde, nişan veya dini nikah gibi bir tören sonrasında gerçekleşmesi, failin kastını veya suçun hukuka aykırılığını ortadan kaldırır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95094

Hayır, bu durum ne failin kastını ne de suçun hukuka aykırılığını ortadan kaldırır. TCK m. 104, 15-18 yaş grubundaki reşit olmayan bireyin cinsel dokunulmazlığını, toplumsal veya ahlaki kabullerden bağımsız olarak, mutlak bir şekilde korumaktadır. Suçun manevi unsuru, failin, mağdurun 18 yaşından küçük olduğunu bilerek onunla cinsel ilişkiye girme kastıdır. Failin nihai amacının (saikinin) evlenmek olması, bu temel kastı ortadan kaldırmaz. Metinde de belirtildiği gibi, 'şehvet kastı aranmaz', 'cinsel ilişki kastı' yeterlidir. Suçun hukuka aykırılığı da ortadan kalkmaz. Çünkü TMK'ya göre geçerli bir evlilik olmadan (resmi nikah) taraflar karı-koca sayılmazlar ve Medeni Kanun'a aykırı olan nişan, dini nikah veya örfi evlilikler, Ceza Kanunu karşısında bir 'hukuka uygunluk nedeni' (TMK m. 24-26) teşkil etmez. Dolayısıyla, bu tür bir 'sosyal kabul' ortamında işlenen fiil de TCK m. 104'teki suçu oluşturur ve failin cezai sorumluluğu devam eder (kadimhukuk.com.tr - Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Cezası).