5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin (1) numaralı fıkrası, duruşma sonunda 'hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır' derken, 1412 sayılı mülga CMUK'un 251. maddesi benzer bir düzenleme içermekteydi. Anayasa Mahkemesi'nin, bu tür usuli kuralları değerlendirirken, uzun süredir yürürlükte olan ve yerleşik uygulama haline gelmiş olmalarını dikkate alması, kararlarını nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95084

Anayasa Mahkemesi, bir kuralın Anayasa'ya uygunluğunu denetlerken, o kuralın uzun süredir yürürlükte olması ve yerleşik bir uygulama oluşturması, kuralın Anayasa'ya uygun olduğu yönünde bir karine oluşturabilir. Ancak bu, mutlak bir ölçüt değildir. Mahkeme, yine de kuralın Anayasa'nın lafzına ve ruhuna uygun olup olmadığını denetler. E. 2022/144 sayılı kararda, CMK m. 231/1'in Anayasa'ya aykırı bulunmamasında, bu uygulamanın uzun süredir var olması ve ceza muhakemesi sisteminin işleyişi içinde pratik bir ihtiyaca cevap vermesi (kapsamlı gerekçelerin hemen yazılamaması) etkili olmuştur. Mahkeme, bu yerleşik uygulamanın, CMK m. 232/3 gibi telafi edici mekanizmalarla birlikte, adil yargılanma hakkını ihlal etmediği kanaatine varmıştır. Ancak, aynı kararda iptal edilen istinaf süresinin başlangıcına ilişkin kuralda olduğu gibi, eğer yerleşik bir uygulama temel bir hakkı orantısız bir şekilde sınırlıyorsa, Mahkeme bu uygulamanın uzun süredir devam ediyor olmasına bakmaksızın iptal kararı verebilir. Dolayısıyla, yerleşik uygulama bir 'destekleyici argüman' olabilir, ancak Anayasa'ya açık bir aykırılık varsa, tek başına kuralı kurtarmaya yetmez.