657 sayılı DMK m. 56 ve 57 uyarınca adaylık döneminde göreve son verme işlemi, 'disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı' ile yapılır. Bu ikili yapının, işlem üzerindeki hukuki denetim açısından anlamı nedir? Sadece disiplin amirinin olumsuz görüşü, tek başına göreve son vermek için yeterli midir?
Hayır, sadece disiplin amirinin olumsuz görüşü tek başına göreve son vermek için yeterli değildir. Kanunun aradığı bu ikili yapı (teklif + onay), işlemin hukuki geçerliliği için bir 'şekil ve usul' şartıdır ve idari işlemin yetki unsurunun doğru kullanımını sağlamayı amaçlar. Bu yapının hukuki denetim açısından anlamı şudur: 1) Yetki Paylaşımı ve Kontrol: Kanun, göreve son verme gibi ağır bir sonuç doğuran kararın tek bir amirin inisiyatifine bırakılmasını engellemek istemiştir. Disiplin amiri (genellikle adayın en yakın amiri), adayın performansı ve davranışları hakkında ilk elden bilgiye sahip olan kişidir ve 'teklif' yetkisi ondadır. 'Atamaya yetkili amir' (genellikle daha üst bir makam) ise, bu teklifi onaylama veya reddetme yetkisine sahiptir. Bu, bir tür iç denetim ve kontrol mekanizmasıdır. 2) Hukuki Geçerlilik Şartı: İşlemin hukuken geçerli olabilmesi için her iki aşamanın da tamamlanmış olması gerekir. Sadece disiplin amirinin teklifi olup atamaya yetkili amirin onayı olmazsa veya tam tersi olursa, işlem 'yetki' veya 'usul' unsuru yönünden sakat hale gelir ve iptal davasına konu olabilir. Dolayısıyla, göreve son verme kararı, bu iki makamın iradesinin birleşmesiyle hukuki bir sonuç doğurur (kadimhukuk.com.tr - Asalet Tasdik).