OHAL Komisyonu kararıyla görevine iade edilen, ancak daha önceki yöneticilik görevine atanmayan Abdulkadir Tuncay'ın davasında, ilk derece mahkemesi (Batman İdare Mahkemesi) başvurucu lehine karar verirken, istinaf mahkemesi (Gaziantep BİM) bu kararı kaldırarak davayı reddetmiştir. İstinaf mahkemesinin bu sonuca ulaşırken dayandığı temel hukuki argüman neydi?
Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi'nin, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak davayı reddederken dayandığı temel hukuki argüman, 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinin idareye bu konuda bir 'takdir yetkisi' tanımadığı, aksine 'bağlı yetki' içinde hareket etme zorunluluğu getirdiğiydi. Karara göre (§ 13), ilgili mevzuat hükmü '...yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, yöneticilik görevinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır.' şeklinde emredici bir düzenleme içermekteydi. İstinaf mahkemesi, bu hükmün lafzını esas alarak, idarenin, iade edilen bir yöneticiyi, yöneticilikten önceki kadrosuna (somut olayda zabıt kâtipliği) atamak zorunda olduğunu, bu konuda başka bir değerlendirme yapma veya farklı bir karar alma yetkisinin bulunmadığını belirtmiştir. Dolayısıyla, idarenin kanunun açık emrini uygulayarak yaptığı atama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır. Bu yorum, işlemin kanuna uygunluğunu sadece şekli olarak değerlendirmiş, kuralın Anayasa'ya uygunluğunu veya ölçülülüğünü tartışmamıştır (Abdulkadir Tuncay Başvurusu, § 13).