Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıba karşı sorumluluğu ile borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden (TBK m. 112) doğan genel sorumluluğu arasındaki temel fark nedir? Yüklenicinin, eseri sözleşmede kararlaştırılan tarihten 3 ay sonra teslim etmesi, ayıba karşı tekeffül hükümlerine mi, yoksa genel hükümlere mi tabidir?
İki sorumluluk türü arasındaki temel fark, borca aykırılığın niteliğindedir. 1) Ayıba Karşı Sorumluluk (TBK m. 474 vd.): Bu, özel bir sorumluluk halidir. Yüklenicinin eseri 'teslim ettiği' ancak teslim edilen eserin 'kalitesinin' sözleşmeye veya olması gereken vasıflara aykırı olduğu durumlar için geçerlidir. Borca aykırılık, eserin niteliğindedir. Bu durumda iş sahibi, bedel indirimi, onarım, sözleşmeden dönme gibi özel seçimlik haklara sahiptir. 2) Genel Sorumluluk (TBK m. 112 vd.): Bu ise, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmediği diğer tüm durumları kapsar. Borca aykırılık, eserin zamanında teslim edilmemesi (temerrüt), hiç teslim edilmemesi (ifa imkansızlığı) veya eksik teslim edilmesi gibi durumlardır. Yüklenicinin eseri 3 ay sonra teslim etmesi, bir kalite sorunu değil, bir 'zamanlama' sorunudur. Bu durum, yüklenicinin teslim borcunda temerrüde düşmesi anlamına gelir ve ayıba karşı tekeffül hükümlerine değil, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümlere (TBK m. 123-126) tabidir. İş sahibi, bu durumda gecikme nedeniyle uğradığı zararların tazminini (gecikme tazminatı) ve aynen ifayı talep edebilir veya belirli şartlar altında sözleşmeden dönebilir.