Terk suçunda (TCK m. 97), failin eyleminin icrai (aktif) veya ihmali (pasif) bir davranışla işlenmesi, suçun oluşumu veya cezanın belirlenmesi açısından bir fark yaratır mı? Bebeğini sokağa bırakan (icrai) bir anne ile bebeğini evde yalnız bırakıp giden (ihmali) bir annenin cezai sorumluluğunu karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95060

Hayır, failin eyleminin icrai veya ihmali bir davranışla işlenmesi, suçun oluşumu veya cezanın belirlenmesi açısından kural olarak bir fark yaratmaz. Metinde de belirtildiği gibi, terk suçu hem icrai hem de ihmali davranışla işlenebilen bir 'gerçek ihmali suç'tur. Önemli olan, failin bu davranışıyla, koruma ve gözetim yükümlülüğü altındaki kişiyi 'kendi haline terk' etme neticesini yaratmasıdır. Bebeğini sokağa bırakan anne, bu neticeyi 'icrai' (aktif bir bırakma eylemiyle) bir hareketle gerçekleştirirken; bebeğini evde aç ve korumasız bir şekilde yalnız bırakıp giden anne, aynı neticeyi 'ihmali' (yapması gereken bakım ve gözetim eylemini yapmayarak) bir hareketle gerçekleştirir. Her iki durumda da suçun maddi unsuru olan 'terk' fiili tamamlanmıştır. Cezanın belirlenmesinde, hareketin icrai veya ihmali olmasından çok, terk fiilinin yarattığı tehlikenin somut ağırlığı (bırakılan yerin ıssızlığı, hava koşulları, bebeğin yaşı vb.) ve failin kusurunun yoğunluğu dikkate alınır. Sonuç olarak, her iki annenin de cezai sorumluluğu, somut olayın diğer koşulları eşitse, aynıdır (barandogan.av.tr - Terk Suçu).