Filiz Kerestecioğlu Demir başvurusunda, Ankara Valiliği'nin yasaklama kararını dayandırdığı üç kanun maddesi de (2935, 2911, 5442 sy. Kanunlar) Anayasa Mahkemesi tarafından somut olayda müdahalenin hukuki dayanağı olarak kabul edilmemiştir. Bir idari işlemin, dayanak olarak gösterdiği kanun hükümlerinin şartlarını taşımaması, 'kanunilik' ilkesi açısından ne anlama gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95058

Bu durum, idari işlemin 'kanunilik' ilkesini maddi yönden ihlal ettiği anlamına gelir. Anayasa'nın 13. ve 124. maddeleri uyarınca, idarenin tüm eylem ve işlemleri kanuna dayanmak zorundadır. Ancak 'kanunilik', sadece şeklen bir kanun maddesine atıf yapmak demek değildir. Aynı zamanda, yapılan işlemin, atıf yapılan o kanun maddesinin öngördüğü maddi şartlara, sınırlara ve usullere de uygun olması gerekir. Filiz Kerestecioğlu Demir başvurusunda Valilik, bir yasaklama kararı almış ve bu kararın hukuki dayanağı olarak üç farklı kanun maddesi göstermiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi, Valilik kararının bu üç kanunun hiçbirinin aradığı şartları (süre, kapsam, belirli bir olaya özgü olma gibi) taşımadığını tespit etmiştir. Yani idare, kanunların kendisine tanıdığı yetki sınırlarının dışına çıkmıştır. Bu durumda, işlem 'kanunsuz' hale gelir. Bir idari işlemin, dayanak gösterdiği kanun hükmünün şartlarını taşımaması, o işlemin hukuki dayanaktan yoksun kalmasına ve dolayısıyla kanunilik unsurunu sağlamamasına yol açar (Filiz Kerestecioğlu Demir Başvurusu, § 46-52).