TCK m. 104/3'e göre, 'koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından' reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun işlenmesi, cezayı ağırlaştıran bir nitelikli haldir. Bu yükümlülüğün kapsamına kimler girer? Bir okulda yatılı kalan bir öğrenci ile o okulun müdürü veya nöbetçi öğretmeni arasındaki ilişki bu fıkra kapsamında değerlendirilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95054

Bu fıkradaki 'koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü', sadece kanundan (velayet, vesayet) veya sözleşmeden (evlat edinme, koruyucu aile) doğan dar anlamdaki hukuki yükümlülükleri değil, aynı zamanda fiili bir durumdan veya bir kamu görevinden kaynaklanan daha geniş bir sorumluluğu da kapsar. Amaç, mağdurun, kendisine karşı bir otorite ve güven ilişkisi içinde bulunan ve bu nedenle daha savunmasız olduğu kişilere karşı özel olarak korunmasıdır. Bu bağlamda, bir okulda yatılı kalan bir öğrenci ile o okulun müdürü veya nöbetçi öğretmeni arasındaki cinsel ilişki, TCK m. 104/3 kapsamında değerlendirilmelidir. Çünkü okul müdürü ve öğretmenler, görevleri gereği, o öğrencinin eğitimi, güvenliği ve genel refahı üzerinde bir 'koruma ve gözetim yükümlülüğü' altındadırlar. Arada, göreve dayalı bir hiyerarşi ve güven ilişkisi bulunmaktadır. Failin bu ilişkiyi ve konumunu kötüye kullanarak suçu işlemesi, kanun koyucunun bu fıkrayla önlemeyi amaçladığı durumdur ve eylemin daha ağır bir şekilde cezalandırılmasını gerektirir (kadimhukuk.com.tr - Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Cezası).