TCK m. 97'deki terk suçunun oluşabilmesi için aranan 'kendi haline terk' unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinde, 'terk süresi'nin önemi nedir? Çok kısa süreli bir terk, suçu oluşturmaktan çıkarır mı?
Metinde de belirtildiği gibi, 'terk süresi uzun veya kısa olabilir.' Sürenin uzunluğu veya kısalığı tek başına suçun oluşup oluşmadığını belirlemez. Önemli olan, terk süresinin, mağdurun yaşı, hastalığı ve terk edildiği ortamın koşulları göz önüne alındığında, mağdurun hayatı veya sağlığı için somut bir 'tehlike yaratmaya yeterli' olup olmadığıdır. Çok kısa süreli bir terk, eğer somut bir tehlike yaratmıyorsa suçu oluşturmaz. Örneğin, Yargıtay'ın K. 2015/39621 sayılı kararında, annenin bebeğini hastanede bırakıp bir gün sonra geri alması eyleminde, 'çok kısa süreli' olan ve tehlike yaratmayan bu davranışın terk suçunu oluşturmadığı kabul edilmiştir. Buna karşılık, yeni doğan bir bebeğin soğuk havada bir çöp konteynerine bırakılması, saniyeler içinde bile hayati bir tehlike yarattığı için, terk süresi çok kısa olsa dahi suçu oluşturur. Dolayısıyla kritik olan, sürenin mutlak uzunluğu değil, o süre içinde tehlikenin doğup doğmadığıdır (barandogan.av.tr - Terk Suçu).