TCK m. 104'ün 2. fıkrasında düzenlenen ve aralarında evlenme yasağı bulunan kişinin reşit olmayanla cinsel ilişkisi suçunda, bu 'evlenme yasağı'nın kapsamı nasıl belirlenir? Sanığın, mağdurun 'üvey kardeşi' olması durumunda bu fıkra uygulanır mı?
TCK m. 104/2'deki 'evlenme yasağı'nın kapsamı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 129. maddesine göre belirlenir. Bu maddeye göre, aralarında evlenme yasağı olan kişiler şunlardır: 1) Üstsoy ile altsoy arasında (anne/baba ile çocuk/torun); kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında. 2) Kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında. 3) Evlat edinen ile evlatlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında. Sanığın, mağdurun 'üvey kardeşi' olması durumunda, bu fıkranın uygulanıp uygulanmayacağı, üvey kardeşliğin niteliğine bağlıdır. Eğer sanık ve mağdurun sadece bir ebeveyni ortaksa (anne bir veya baba bir), onlar hukuken 'kardeş' sayılırlar ve aralarında evlenme yasağı vardır. Bu durumda TCK m. 104/2 uygulanır. Ancak, eğer sanık ve mağdur arasında hiçbir kan bağı yoksa, sadece ebeveynlerinin birbiriyle evlenmesi sonucu 'üvey kardeş' olmuşlarsa (örneğin, annesi, mağdurun babasıyla evlenen bir çocuk), TMK'ya göre aralarında bir evlenme yasağı bulunmamaktadır. Bu durumda, eylem TCK m. 104/2'nin nitelikli halini değil, şartları varsa m. 104/1'deki basit hali oluşturur.