Yargıtay içtihatlarında, eser sözleşmesinin ispatı konusunda, akdi ilişkiyi inkar eden davalıya karşı yemin deliline dayanılması mümkündür. Davacının delil listesinde 'yemin' deliline dayandığını belirtmesi yeterli midir, yoksa hangi maddi vakıayı yeminle ispat edeceğini de en başta bildirmesi gerekir mi?
Hayır, davacının hangi maddi vakıayı yemin deliliyle ispat edeceğini en başta bildirmesi gerekmemektedir. Metinde belirtildiği üzere, davacının delil listesinde açıkça 'yemin' deliline dayandığını belirtmesi, bu hakkını kullanabilmesi için yeterlidir. Bunun gerekçesi şudur: Yargılamanın başında, hangi maddi vakıanın ispatlanıp hangisinin ispatlanamayacağı, yani hangi vakıanın 'çekişmeli' kalacağı henüz belli değildir. Çekişmeli noktalar, tarafların dilekçeleri (dava, cevap, replik, düplik) ve ön inceleme aşaması sonucunda netleşir. Davacının, henüz hangi konuda delillerinin yetersiz kalacağını bilmeden, yargılamanın başında yemin delilini belirli bir vakıaya özgülemesi (somutlaştırması) beklenemez. Bu durum, HMK m. 31'de düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödeviyle de uyumludur. Mahkeme, yargılamanın sonunda davacının iddiasını ispatlayamadığını gördüğünde, delil listesinde yemin deliline dayandığı için ona bu hakkını kullanıp kullanmayacağını sormalıdır (barandogan.av.tr - Eser Sözleşmesi Nedir?).