5271 sayılı CMK m. 232/6, hüküm fıkrasında 'kanun yollarına başvurma... olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.' demektedir. Bu hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin E. 2022/144 sayılı kararındaki tartışmalarla nasıl bir ilişkisi vardır? Bu hükme uyulması, istinaf süresinin tefhimden başlatılması sorununu çözer mi?
Bu hüküm, adil yargılanma hakkının bir unsuru olan 'mahkemeye erişim hakkı'nın güvence altına alınmasına hizmet eder. Tarafların, haklarını kullanabilmeleri için hangi yola, ne kadar sürede ve hangi merciiye başvuracaklarını bilmelerini sağlar. Bu hükmün, AYM'nin E. 2022/144 sayılı kararındaki tartışmalarla yakın bir ilişkisi vardır. Karar, mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımını merkeze almaktadır. Ancak CMK m. 232/6'ya uyulması, istinaf süresinin tefhimden başlatılması sorununu tek başına çözmez. Sorun, sürenin ne zaman başlayacağıdır. Mahkeme, tefhim sırasında 'Bu karara karşı 7 gün içinde istinaf yoluna başvurabilirsiniz' dese bile, bu bilgilendirme, tarafın 'gerekçeyi bilmeden' itiraz etme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. AYM'nin eleştirdiği temel sorun, sürenin başlangıç anının, hakkın etkin kullanımını imkansız kılan bir noktaya (gerekçesiz tefhim anına) bağlanmasıdır. Dolayısıyla, CMK m. 232/6'daki bilgilendirme yükümlülüğü önemli bir usuli güvence olmakla birlikte, AYM'nin iptal ettiği CMK m. 273/1'deki sürenin başlangıcına ilişkin temel sorunu gidermemektedir.