OHAL Komisyonu kararıyla görevine iade edilen, ancak önceki yöneticilik görevine atanmayan bir memurun açtığı davada, idarenin dayandığı 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesindeki kural, başvurucunun göreve iade edildiği tarihten sonra yürürlüğe girmişse, bu durumun 'kanunların geriye yürümezliği' ilkesi açısından bir önemi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95012

Evet, bu durumun 'kanunların geriye yürümezliği' (makable şamil olmama) ilkesi açısından büyük bir önemi vardır. Başvurucu Abdulkadir Tuncay, bireysel başvuru dilekçesinde bu hususu da ileri sürmüştür. Hukuk devletinin temel ilkelerinden olan kanunların geriye yürümezliği, kural olarak kanunların yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki olay ve işlemlere uygulanmasını gerektirir. Bir kişinin hukuki durumu, işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirlenir. Somut olayda, başvurucunun göreve iade edilerek zabıt kâtibi olarak atandığı tarih 9/7/2018'dir. Yöneticilik görevine atanmasını engelleyen ve idarenin dayandığı 7145 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik ise 25/7/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla, idare, henüz yürürlükte olmayan bir kanun hükmüne dayanarak işlem tesis etmiştir. Bu durum, işlemin 'sebep' ve 'hukuki dayanak' unsurları açısından sakat olmasına yol açar ve kanunların geriye yürümezliği ilkesini ihlal eder. Anayasa Mahkemesi kararında bu noktaya doğrudan değinmemiş, ihlali daha temel bir neden olan müdahalenin genel olarak 'kanunilik' şartını sağlamadığı üzerinden kurmuştur. Ancak bu argüman, yeniden yargılamada mahkemenin dikkate alması gereken önemli bir hukuka aykırılık sebebidir (Abdulkadir Tuncay Başvurusu, § 32).