Yediemine, hacizli malın teslimi sırasında 'yedieminliğin hukuki ve cezai sorumluluğunun hatırlatılması' (ihtarat yapılması), TCK m. 289'daki suçun oluşumu açısından neden önemlidir? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin K. 2018/10373 sayılı kararına göre, bu ihtaratın yapıldığına dair bir tutanak bulunmaması durumunda mahkemenin nasıl bir yol izlemesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #95008

Bu ihtaratın yapılması, TCK m. 289'daki suçun manevi unsurunun (kastın) oluşabilmesi ve teslimin 'resmi' nitelik kazanması açısından önemlidir. Yedieminlik, özel bir güven ve sorumluluk ilişkisi gerektirir. Kişinin, muhafaza ettiği mal üzerindeki eylemlerinin suç teşkil ettiğini ve ne gibi sonuçlar doğuracağını bilmesi, kastının varlığı için gereklidir. İhtarat yapılması, yedieminin bu sorumlulukları anladığını ve bilerek bu görevi üstlendiğini belgelendirir. Bu yapılmadığında, failin eyleminin hukuki sonuçlarını bilmediği, dolayısıyla kastının bulunmadığı savunması güçlenir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin K. 2018/10373 sayılı kararına göre, bu ihtaratın yapıldığına dair bir teslim tutanağının dosyada bulunmaması, bir 'eksik araştırma' halidir. Mahkeme, bu durumda hemen beraat veya mahkumiyet kararı veremez. Öncelikle, teslimin yapıldığı icra dairesinden veya ilgili kurumdan, usulüne uygun, ihtarat içeren bir teslim tutanağının bulunup bulunmadığını araştırmalı, varsa bu tutanağı dosyaya celp etmelidir. Mahkeme, ancak bu araştırma sonucunda usulüne uygun bir teslimin yapılıp yapılmadığını kesin olarak tespit ettikten sonra sanığın hukuki durumunu değerlendirerek bir karar vermelidir.