Aday memurluk süresi en az bir, en fazla iki yıldır. İki yıllık azami süre dolmasına rağmen, hakkında herhangi bir işlem (asalet tasdiki veya ilişik kesme) yapılmayan bir aday memurun hukuki durumu, Danıştay içtihatları ışığında nasıl şekillenir?
Metinde atıf yapılan Danıştay 5. Dairesi'nin K. 1984/1399 sayılı kararında da yansıdığı üzere, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, iki yıllık azami adaylık süresini dolduran ve hakkında bu süre sonuna kadar idarece olumsuz bir işlem (ilişik kesme) tesis edilmeyen bir aday memurun, adaylığı 'zımnen (örtülü olarak) kalkmış' ve 'asil memur statüsünü kazanmış' sayılır. Bu durum, idarenin belirli bir süre içinde kullanması gereken yetkisini kullanmamasının, ilgili lehine bir hukuki durum yaratmasıdır. İdare, bu iki yıllık süreyi geçirdikten sonra, artık adayın adaylık dönemindeki performansına veya durumuna dayanarak geriye dönük olarak 'adaylıkta başarısız olduğu' gerekçesiyle görevine son veremez. Bu yaklaşım, hukuki güvenlik, istikrar ve kazanılmış hakların korunması ilkelerine dayanmaktadır. İdarenin süresiz olarak bir kişiyi aday statüsünde tutması ve hukuki belirsizlik yaratması engellenmek istenmiştir (kadimhukuk.com.tr - Asalet Tasdik).