Anayasa Mahkemesi'nin Abdulkadir Tuncay kararında iptal ettiği 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesindeki düzenleme, OHAL Komisyonu kararıyla görevine iade edilen yöneticilerin kategorik olarak eski görevlerine atanmasını engelliyordu. AYM, bu düzenlemeyi 'ölçülülük' ilkesi açısından neden Anayasa'ya aykırı bulmuştur?
Anayasa Mahkemesi, E.2018/159, K.2019/93 sayılı iptal kararında bu düzenlemeyi 'ölçülülük' ilkesine birkaç nedenle aykırı bulmuştur: 1) Kategorik ve Otomatik Yasak: Kural, idareye hiçbir takdir hakkı tanımadan, göreve iade edilen tüm yöneticilerin eski pozisyonlarına atanmasını kategorik olarak yasaklamaktadır. Bu durum, her olayın kendi özel koşullarında değerlendirilmesi ilkesine aykırıdır. 2) Bireyselleştirme Yokluğu: Düzenleme, idarenin kamu hizmetinin gerekleri, liyakat, etkinlik gibi kriterlere göre bireysel bir değerlendirme yapmasına imkan tanımamaktadır. OHAL Komisyonu tarafından aklanmış ve göreve iadesine karar verilmiş bir kişinin, sırf daha önce yönetici olduğu için, hiçbir somut gerekçe gösterilmeksizin bu görevden mahrum bırakılması orantısız bir müdahaledir. 3) Sürekli Mahrumiyet: Kural, bu kişilerin ömür boyu bir daha yönetici olamayacağı gibi bir sonuç doğurmakta, bu da kişilerin mesleki gelişimlerine ve itibarlarına kalıcı ve ağır bir darbe vurmaktadır. 4) Gerekçesizlik: Kural, bu kişilerin kamu görevinden çıkarılmadan önceki pozisyonlarına atanmamasına neden olacak somut, hukuki veya fiili bir zorunluluğu gerekçe olarak göstermemektedir. Bu nedenlerle AYM, kuralın özel hayata saygı hakkına getirdiği sınırlamanın, hedeflenen meşru amaçla (varsa) orantılı olmadığı ve ölçülülük ilkesini ihlal ettiği sonucuna varmıştır (Abdulkadir Tuncay Başvurusu, § 49).