Terk suçu (TCK m. 97), 'gerçek ihmali suç' olarak nitelendirilmektedir. Bu nitelemenin anlamı nedir? Sanığın, bakıma muhtaç yaşlı annesini evden atması (icrai hareket) ile evde yalnız bırakıp tatile gitmesi (ihmali hareket) arasında suçun oluşumu açısından bir fark var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94982

'Gerçek ihmali suç', kanunda belirli bir yapma yükümlülüğünün (emredici normun) ihlal edilmesinin, yani yapılması gerekenin yapılmamasının bizatihi suç olarak tanımlandığı suç tipidir. TCK m. 97'de kanun, koruma ve gözetim yükümlülüğü altındaki kişiyi 'terk etmeme' yönünde bir emir vermektedir. Bu emre aykırı davranmak, yani terk etmek, ihmali bir davranışla suçun işlenmesine neden olur. Bu nedenle terk suçu tipik bir gerçek ihmali suçtur. Suçun oluşumu açısından, sanığın bakıma muhtaç annesini evden atması (icrai hareket) ile evde yalnız bırakıp tatile gitmesi (ihmali hareket) arasında bir fark yoktur. Metinde de belirtildiği gibi, terk suçu hem icrai hem de ihmali bir davranışla işlenebilir. Önemli olan, failin bu davranışıyla, mağduru koruma ve gözetimden yoksun bırakarak 'kendi haline terk' etmesidir. Anneyi sokağa atmak icrai bir terk iken, onu evde yardımsız ve korumasız bırakıp gitmek ihmali bir terktir. Her iki durumda da suçun maddi unsuru gerçekleşmiş olur (barandogan.av.tr - Terk Suçu).