CMK m. 231/1 uyarınca hüküm fıkrası okunarak gerekçesinin ana hatlarıyla anlatıldığı bir durumda, Anayasa Mahkemesi'nin E. 2022/144 sayılı kararında belirtildiği gibi, tarafların kanun yoluna başvuru hakkının etkinliği nasıl sağlanmaktadır? Bu sistemin Anayasa'ya uygun görülmesinin temelindeki telafi edici mekanizma nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94979

Bu durumda kanun yoluna başvuru hakkının etkinliği iki aşamalı bir mekanizma ile sağlanmaktadır. İlk aşamada, duruşmada hazır bulunan taraf, hükmün sonucunu (hüküm fıkrasını) öğrenir ve olası hak kayıplarını önlemek için, gerekçeyi bilmese de, yasal 7 günlük süre içinde 'süre tutum dilekçesi' vererek istinaf hakkını saklı tutar. İkinci ve asıl telafi edici mekanizma ise CMK m. 275/2'de düzenlenmiştir. Buna göre, hüküm gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa ve taraflardan biri istinaf yoluna başvurmuşsa, mahkeme gerekçeli kararı 7 gün içinde bu tarafa tebliğ etmek zorundadır. Taraf, gerekçeli kararı tebellüğ ettikten sonra, istinaf sebeplerini içeren ayrıntılı bir dilekçe sunma veya başvurusundan feragat etme imkanına sahip olur. Anayasa Mahkemesi, bu sistemi Anayasa'ya uygun bulurken temel olarak CMK m. 232/3'teki, gerekçeli kararın en geç 15 gün içinde dosyaya konulması zorunluluğunu ve yukarıda açıklanan tebliğ mekanizmasını 'telafi edici güvence' olarak görmüştür. Bu mekanizmalar sayesinde tarafın nihayetinde gerekçeye ulaşarak etkin bir başvuru yapma imkanının korunduğu kabul edilmiştir (AYM, E. 2022/144, K. 2023/137, § 21, 28).