Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2015/3136 sayılı kararına göre, işverenin İş Kanunu'ndan doğan kayıt tutma ve işçiye belge verme yükümlülüklerini (ücret pusulası, çalışma süresi kaydı vb.) yerine getirmemesi, işçinin açacağı alacak davasının 'belirsiz alacak davası' olarak nitelendirilmesini nasıl etkiler?
Yargıtay HGK'nın E. 2015/3136, K. 2018/347 sayılı kararına göre, işverenin bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi, işçinin alacağının 'belirsiz' kabul edilmesi için güçlü bir karine oluşturur. Kararda, alacağın belirlenebilmesi için gerekli olan bilgi ve belgelerin karşı tarafın (işverenin) elinde olması ve bu belgelerin işçiye verilmemesi durumunda, işçiden alacağını tam ve kesin olarak belirlemesinin beklenemeyeceği vurgulanmıştır. İş Kanunu'nun 3, 8, 32, 67. gibi maddeleri işverene bu yükümlülükleri getirmiştir. İşveren bu yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinde, alacağın miktarını tam olarak belirlemek işçi için imkansız veya en azından çok güç hale gelir. Bu durum, HMK m. 107'de aranan 'belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği' şartını karşılar ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına imkan tanır.