5271 sayılı CMK'nın 273. maddesinin (1) numaralı fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen ibaresi ile (2) numaralı fıkrası arasında nasıl bir çelişki bulunmaktaydı? Bu durum, duruşmada hazır bulunan sanık ile bulunmayan sanık arasında mahkemeye erişim hakkı açısından nasıl bir eşitsizlik yaratıyordu?
İki fıkra arasında, mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı açısından bariz bir çelişki ve eşitsizlik bulunmaktaydı. 1) İptal Edilen Fıkra 1 İbaresi: '...hükmün açıklanmasından itibaren...' ifadesi, duruşmada hazır bulunan sanık için istinaf süresinin, gerekçeli kararı bilmeden, tefhim anından itibaren başlamasına neden oluyordu. Sanık, neye itiraz edeceğini bilmeden 7 gün içinde 'süre tutum dilekçesi' vermek zorunda kalıyordu. 2) Fıkra 2: 'Hüküm, istinaf yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa, süre tebliğ tarihinden başlar.' Bu hükme göre, duruşmada hazır bulunmayan sanığa gerekçeli karar tebliğ ediliyor ve 7 günlük süre bu tebliğden sonra başlıyordu. Bu durum, duruşmada hazır bulunmayan sanığın, gerekçeli kararı inceledikten sonra bilinçli bir şekilde istinaf hakkını kullanabilmesine olanak tanırken, duruşmada hazır bulunan sanığı bu imkandan mahrum bırakıyordu. Bu, Anayasa'nın 36. maddesindeki mahkemeye erişim hakkı ve 14. maddesindeki eşitlik ilkesi açısından kabul edilemez bir eşitsizlik yaratmaktaydı ve AYM'nin iptal kararının temel gerekçelerinden birini oluşturmuştur (AYM, E. 2022/144, K. 2023/137).