Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin K. 2023/23844 sayılı kararında, ceza mahkumiyetinin 'yüksek de olsa bir ihtimale' dayandırılamayacağı belirtilmektedir. Bu ilke, cinsel suçlar gibi genellikle tanığı olmayan ve sadece mağdur beyanına dayanan davalarda nasıl bir ispat zorluğu yaratmaktadır? Mahkemeler bu tür davalarda maddi gerçeğe ulaşmak için hangi ek delillere başvurmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94969

Bu ilke, cinsel suçlar gibi genellikle tanığı olmayan ve iki kişi arasında geçen olaylarda ciddi bir ispat zorluğu yaratmaktadır. Çünkü bu tür davalarda temel delil çoğu zaman mağdurun beyanıdır. 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin katı bir şekilde uygulanması, mağdurun beyanı dışında delil bulunamadığında sanığın beraat etmesi sonucunu doğurabilirken, bu ilkenin göz ardı edilmesi ise masum bir kişinin sadece bir beyana dayanılarak mahkum edilmesi riskini taşır. Yargıtay, bu dengeyi kurmak için, mahkemelerin sadece mağdur beyanına dayanmamasını, bu beyanın güvenilirliğini ve tutarlılığını destekleyecek veya çürütecek yan delilleri araştırmasını istemektedir. Mahkemeler, maddi gerçeğe ulaşmak için şu ek delillere başvurmalıdır: 1) Adli Tıp Raporları: Mağdurun ve sanığın vücudundaki darp, cebir, DNA izleri gibi bulguları tespit eden raporlar. 2) Olay Yeri İnceleme Raporları: Olay yerinden elde edilen fiziksel kanıtlar. 3) HTS Kayıtları ve Baz İstasyonu Bilgileri: Tarafların olay anında nerede olduklarını ve iletişim kurup kurmadıklarını gösteren veriler. 4) Tanık Beyanları: Olay öncesi ve sonrası duruma tanıklık eden kişilerin (doğrudan görgü tanığı olmasa bile) beyanları. 5) Tarafların Olay Öncesi ve Sonrası Davranışları: Mağdurun olayı hemen anlatıp anlatmadığı, sanığın kaçma veya delil karartma çabası gibi dolaylı deliller. Mahkeme, mağdurun beyanının hayatın olağan akışına uygunluğunu ve bu yan delillerle desteklenip desteklenmediğini bir bütün olarak değerlendirerek 'şüpheyi yenecek' bir kanaate ulaşmaya çalışır (sen.av.tr - CMK m.223/2-e'ye ve m.223/5'e göre şüpheden sanik yararlanir ilkesi).