Mirasın reddi (reddi miras) hakkı, şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak mıdır? Vesayet altındaki bir kişinin mirası reddetmesi için hangi makamların onayı gereklidir? Bu onayların alınmamasının hukuki sonucu nedir?
Hayır, mirasın reddi hakkı, mutlak bir hak olmasına rağmen, şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak değildir. Metinde de belirtildiği gibi, bu hak bir temsilci aracılığıyla da kullanılabilir. Bu nedenle, fiil ehliyeti kısıtlanmış kişilerin yasal temsilcileri de onlar adına ret beyanında bulunabilir. Vesayet altındaki bir kişinin (kısıtlı veya küçük) mirası reddetmesi, TMK'daki özel düzenlemeye tabidir. Sadece vasinin ret beyanında bulunması yeterli değildir. TMK m. 463/5'e göre, 'mirasın kabulü veya reddi' vesayet makamının (sulh hukuk mahkemesi) izninden sonra, denetim makamının (asliye hukuk mahkemesi) da iznini gerektiren önemli bir işlemdir. Dolayısıyla, vesayet altındaki bir kişi adına mirasın reddedilebilmesi için, vasinin bu yöndeki talebinin hem vesayet makamı (sulh mahkemesi) hem de denetim makamı (asliye hukuk mahkemesi) tarafından onaylanması gerekir. Bu onaylar alınmadan yapılan bir ret beyanı geçersizdir ve hukuki bir sonuç doğurmaz. Miras, reddedilmemiş sayılır (kadimhukuk.com.tr - Reddi Miras).