Yediemin olarak kendisine teslim edilen hacizli malları, satış günü tebligata rağmen satış yerine götürmeyen bir kişinin eylemi, TCK m. 289/1 kapsamında muhafaza görevini kötüye kullanma suçunu oluşturur mu? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını gerekçesiyle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94961

Hayır, bu eylem tek başına TCK m. 289/1'deki suçu oluşturmaz. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin K. 2014/9579 sayılı kararında belirtildiği üzere, muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun maddi unsuru, yedieminin mal üzerinde 'teslim amacı dışında bir tasarrufta bulunması'dır (satma, yok etme, başkasına verme, gizleme vb.). Yedieminin yükümlülüğü, malı kendisine teslim edilen yerde muhafaza etmek ve istendiğinde orada iade etmektir. Malları satış mahalline götürmek gibi bir yükümlülüğü yoktur; bu icra dairesinin sorumluluğundadır. Dolayısıyla, yedieminin malları satış yerine götürmemesi, mal üzerinde teslim amacı dışında bir tasarruf olarak kabul edilemez. Eğer sanığın malları sattığı, yok ettiği veya kaybettiğine dair başka bir delil yoksa, sadece satış yerine getirmeme eylemi nedeniyle bu suçtan mahkumiyet kararı verilemez ve beraatine karar verilmesi gerekir (barandogan.av.tr - Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçu).