Yılmaz Aydemir/Türkiye kararında, AİHM'in Sözleşme'nin 5/4. maddesini yorumlarken, bir devletin iç hukukunda tutukluluğa itiraz için 'ikinci bir yargılama düzeyi' (temyiz veya itiraz mercii) oluşturması durumunda, bu merciin sağlaması gereken güvenceler hakkında hangi ilkeyi benimsediğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94955

AİHM, Yılmaz Aydemir/Türkiye kararında (atıf yapılan Toth/Avusturya kararı), bir devletin, Sözleşme'nin asgari gerekliliklerinin ötesine geçerek, tutukluluk kararlarına karşı itiraz veya temyiz gibi 'ikinci bir yargılama düzeyi' oluşturması durumunda, bu ikinci düzeydeki yargılamanın da temel usuli güvenceleri sağlaması gerektiği ilkesini benimsemiştir. Bu ilkeye göre, devlet ilke olarak, tutukluya 'itiraz üzerine aynı güvenceleri sağlamalıdır'. Yani, ilk derece mahkemesinde geçerli olan çelişmeli yargılama, silahların eşitliği, avukatla temsil gibi haklar, itirazı inceleyen üst merci önünde de geçerli olmalıdır. Devlet, böyle bir itiraz yolu tanımak zorunda olmasa da, bir kez tanıdığında bu yolu anlamsız kılacak veya adil yargılanma hakkının temel ilkelerini ihlal edecek şekilde işletemez. Yılmaz Aydemir davasında, itiraz merciinin savcılık mütalaasını başvurucuya tebliğ etmemesi, bu ilkenin ihlali olarak görülmüştür, çünkü bu durum itiraz aşamasında silahların eşitliğini bozmuştur (Yılmaz Aydemir/Türkiye Kararı, § 37).