Yaşlı ve bakıma muhtaç bir annenin, oğlu olan sanık tarafından gece boyunca kapı önünde bırakılarak eve alınmaması eylemi, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin K. 2015/33091 sayılı kararında hangi suç kapsamında değerlendirilmiştir? Bu kararda, sanığın 'koruma ve gözetim yükümlülüğü'nün kaynağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94949

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin K. 2015/33091 sayılı kararında bu eylem, TCK m. 97/1'de düzenlenen 'terk suçu' kapsamında değerlendirilmiştir. Kararda, sanığın, yaşı (86) ve hastalığı nedeniyle kendini idare edemeyecek durumda olan annesini, bakım sırası kendisine gelmişken ve kapısına getirilmişken, gece boyunca eve almayarak onu koruma ve gözetimden yoksun bırakması suretiyle 'kendi haline terk ettiği' kabul edilmiştir. Bu olayda sanığın 'koruma ve gözetim yükümlülüğü'nün kaynağı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerdir. TMK m. 364'e göre 'Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.' Bu nafaka yükümlülüğü, sadece maddi yardımı değil, aynı zamanda TMK m. 2'deki dürüstlük kuralı ve ahlaki ödevler çerçevesinde bakım ve gözetim yükümlülüğünü de içerir. Sanığın, kanundan doğan bu asli yükümlülüğünü ihlal etmesi, terk suçunun faili olmasına neden olmuştur (barandogan.av.tr - Terk Suçu).