5271 sayılı CMK m. 231/1'de yer alan '...gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.' hükmünün, Anayasa'nın 141. maddesindeki 'Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.' hükmü karşısındaki konumunu tartışınız. Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemeyi neden Anayasa'ya aykırı bulmamıştır?
CMK m. 231/1'deki 'gerekçenin ana çizgileriyle anlatılması' hükmü, Anayasa m. 141'deki gerekçeli karar hakkına bir istisna veya aykırılık teşkil etmez; aksine, bu hakkın uygulanmasına ilişkin bir usulü düzenler. Anayasa Mahkemesi'nin E. 2022/144 sayılı kararında da belirttiği gibi, Anayasa m. 141, kararların gerekçeli olmasını emreder, ancak bu gerekçenin ne zaman ve nasıl yazılacağına dair bir yöntem belirlemez. CMK m. 231/1, özellikle karmaşık ve kapsamlı davalarda, duruşma sonunda gerekçenin tamamının yazılmasının pratik zorluklarını gözeten bir düzenlemedir. Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemeyi şu nedenlerle Anayasa'ya aykırı bulmamıştır: 1) Haklı Neden: Gerekçenin duruşma sonunda tüm ayrıntılarıyla yazılmasının her zaman mümkün olmaması, kuralın haklı bir nedene dayandığını göstermektedir. 2) Telafi Edici Güvence: Kanun, bu durumda ortaya çıkabilecek eksikliği giderecek bir güvence öngörmüştür. CMK m. 232/3 uyarınca, gerekçenin tamamı duruşmada yazılmamışsa, en geç 15 gün içinde yazılarak dosyaya konulmak zorundadır. Bu hüküm, tarafların nihayetinde gerekçenin tamamına ulaşmasını sağlamaktadır. 3) Anayasal Zorunluluk Yokluğu: Anayasa m. 141, gerekçenin mutlaka duruşma anında yazılmasını emreden bir zorunluluk içermemektedir. Bu nedenlerle, gerekçenin ana hatlarıyla anlatılıp sonradan dosyaya konulmasını sağlayan sistem, gerekçeli karar hakkını ihlal etmez (AYM, E. 2022/144, K. 2023/137, § 20, 21).