TCK m. 36 uyarınca gönüllü vazgeçmenin, failin içten bir pişmanlık duymasına bağlı olup olmadığını tartışınız. Failin, mağdura acıdığı için veya daha sonra daha elverişli bir zamanda suçu işlemek amacıyla o an için vazgeçmesi durumunda 'gönüllü vazgeçme' hükümleri uygulanır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94928

Hayır, TCK m. 36'da düzenlenen gönüllü vazgeçme, failin içten, ahlaki bir pişmanlık duymasına bağlı değildir. Vazgeçmenin 'gönüllü' sayılması için belirleyici olan, failin suçu işlemeye devam etme imkanı varken, herhangi bir dış zorlama veya engel olmaksızın, kendi otonom kararıyla icra hareketlerine son vermesi veya neticenin gerçekleşmesini önlemesidir. Vazgeçmenin altındaki saik (psişik dürtü) önemli değildir. Metinde de belirtildiği gibi, failin korktuğu, mağdura acıdığı, vicdan azabı duyduğu ve hatta suçu daha sonra, daha elverişli bir zamanda işlemek üzere o an için ertelediği durumlarda dahi vazgeçme 'gönüllü' kabul edilir. Ceza politikasının amacı, suçun tamamlanmasını önlemektir. Bu nedenle kanun, hangi nedenle olursa olsun suçu işlemekten vazgeçen faili, teşebbüsten dolayı cezalandırmayarak teşvik etmektedir. Dolayısıyla failin samimiyeti veya pişmanlığının derinliği aranmaz; fiili isteyerek kesmesi yeterlidir (barandogan.av.tr - Suça Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme).