Filiz Kerestecioğlu Demir başvurusunda, Valiliğin yasaklama kararının dayanağı olarak gösterdiği 2911 sayılı Kanun'un 17. maddesi ve 5442 sayılı Kanun'un 11/C maddesinin, somut olaydaki gibi 'Zeytin Dalı operasyonu devam ettiği sürece' şeklinde ucu açık bir yasaklama için hukuki temel oluşturup oluşturmadığını Anayasa Mahkemesi nasıl değerlendirmiştir?
Anayasa Mahkemesi, Filiz Kerestecioğlu Demir başvurusunda (B. No: 2019/9346), Valiliğin yasaklama kararının dayanak olarak gösterdiği bu iki kanun maddesinin de ucu açık, süresiz bir yasaklama için hukuki temel oluşturmadığını değerlendirmiştir. Mahkeme, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 17. maddesinin, belirli bir toplantının 'bir ayı aşmamak üzere' ertelenmesine veya yasaklanmasına izin verdiğini belirtmiştir. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11/C maddesinin ise valiye en fazla 'on beş günü geçmemek üzere' belirli kısıtlamalar getirme yetkisi tanıdığını vurgulamıştır. Dolayısıyla, 'Zeytin Dalı operasyonu devam ettiği sürece' gibi süresi belirsiz ve potansiyel olarak çok uzun olabilecek bir yasaklama kararının, kanunların öngördüğü bu açık süre sınırlarını aştığı açıktır. Ayrıca, 2911 sayılı Kanun'un müdahaleyi 'belirli bir toplantıya' yönelik öngörmesine rağmen, Valilik kararının genel nitelikte her türlü toplantıyı yasaklaması da kanuna aykırıdır. Bu nedenlerle Mahkeme, müdahalenin bu kanunlara dayandırılamayacağını ve 'kanunilik' şartını sağlamadığını tespit etmiştir (Filiz Kerestecioğlu Demir Başvurusu, § 50).