CMK m. 216/1'e göre delillerin tartışılması aşamasında, katılan vekilinin, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin söz alma sırası nasıldır? Uygulamada bu sıraya riayet edilmemesi veya savcının mütalaasını celse arasında sunup duruşmada sadece özetlemesi, hangi ceza muhakemesi ilkelerine aykırılık teşkil eder?
CMK m. 216/1'e göre delillerin tartışılması aşamasında söz alma sırası şöyledir: Önce katılana veya vekiline, sonra Cumhuriyet savcısına, daha sonra sanığa ve müdafiine veya kanuni temsilcisine söz verilir. Bu sıra emredicidir ve 'silahların eşitliği' ile 'çelişmeli yargılama' ilkelerinin bir gereğidir. Uygulamada bu sıraya riayet edilmemesi, örneğin sanık müdafiine ilk söz verilmesi veya katılan vekiline savcıdan sonra söz verilmesi, kanunun açık hükmüne aykırıdır. Savcının esas hakkındaki mütalaasını celse arasında yazılı olarak sunması ve duruşmada sadece özetlemesi veya 'kopyala-yapıştır' yöntemiyle tutanağa ekletmesi, ceza muhakemesine hakim olan 'sözlülük', 'yüze karşılık' ve 'doğrudan doğruyalık' ilkelerine aykırılık teşkil eder. Mütalaanın duruşmada, tarafların huzurunda açıklanması ve tartışılması esastır. Bu usule aykırı uygulamalar, savunma hakkının etkin kullanımını engelleyebilir ve yargılamanın adilliğine gölge düşürebilir (sen.av.tr - Esas Hakkında Mütalaa).