Eser sözleşmesinde 'açık ayıp' ile 'gizli ayıp' arasındaki hukuki ayrım nedir ve bu ayrım, iş sahibinin haklarını kullanması ve yüklenicinin sorumluluğu açısından ne gibi sonuçlar doğurur? (HGK-K.2020/224)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94906

Eser sözleşmesinde 'açık ayıp', eserin teslimi anında ilk bakışta veya basit bir muayene ile anlaşılabilen ayıplardır (örn: boyadaki dalgalanmalar). 'Gizli ayıp' ise, ilk bakışta fark edilemeyen, eserin kullanılmasıyla veya detaylı bir inceleme sonucu sonradan ortaya çıkan ayıplardır (örn: temel yalıtımındaki sorun nedeniyle kışın rutubet oluşması). Bu ayrımın hukuki sonuçları şunlardır: 1) İhbar Yükümlülüğü: İş sahibi, açık ayıpları 'işlerin olağan akışına göre' imkan bulur bulmaz muayene edip yükleniciye bildirmek zorundadır. Bu ihbar yapılmazsa, iş sahibi bu ayıplara ilişkin haklarını (bedel indirimi, onarım isteme vb.) kaybeder ve eseri ayıplı haliyle kabul etmiş sayılır. Gizli ayıplarda ise ihbar yükümlülüğü, ayıp ortaya çıktığı anda derhal yerine getirilmelidir. 2) Yüklenicinin Sorumluluğu: Yüklenici, süresinde ihbar edilmeyen açık ayıplardan sorumluluktan kurtulur. Ancak gizli ayıplardaki sorumluluğu, ayıp ortaya çıkıp ihbar edildiği sürece kanuni zamanaşımı süresi boyunca (ağır kusur yoksa 5 yıl) devam eder. Eserin ayıpsız kabulü, gizli ayıplar yönünden yükleniciyi sorumluluktan kurtarmaz (HGK-K.2020/224).