OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılıp daha sonra OHAL Komisyonu kararıyla görevine iade edilen bir yöneticinin (örn: yazı işleri müdürü), önceki yöneticilik görevine değil de daha alt bir unvana (örn: zabıt kâtibi) atanması işlemi, Anayasa Mahkemesi'nin Abdulkadir Tuncay (B. No: 2019/35343) kararına göre hangi temel hakkı ihlal etmektedir? Mahkeme bu sonuca ulaşırken hangi yaklaşımı benimsemiştir?
Anayasa Mahkemesi, Abdulkadir Tuncay kararında, bu durumun Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan 'özel hayata saygı hakkı'nı ihlal ettiğine karar vermiştir. Mahkeme, bu sonuca AİHM'in Denisov/Ukrayna kararında ortaya koyduğu 'sonuca dayalı yaklaşımı' benimseyerek ulaşmıştır. Bu yaklaşıma göre, mesleki hayata yönelik bir müdahale (göreve iadede rütbe tenzili), özel hayata ilişkin bir sebebe dayanmasa bile, kişinin özel hayatı üzerinde ciddi olumsuz etkiler doğuruyorsa özel hayata saygı hakkının kapsamına girer. Somut olayda, başvurucunun yöneticilik görevine atanmasının engellenmesi, onun meslek hayatında üçüncü kişilerle ilişki kurma imkanını zayıflatan, sosyal ve mesleki itibarını zedeleyen, kişisel gelişimini olumsuz etkileyen ve hakkında bir şüphe devam ettiği izlenimi yaratan ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Müdahalenin dayanağı olan kanun hükmü (7075 sayılı Kanun m. 10) de Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce iptal edildiğinden, müdahalenin kanunilik unsurunu taşımadığı ve bu nedenle özel hayata saygı hakkını ihlal ettiği sonucuna varılmıştır (Abdulkadir Tuncay Başvurusu, § 38, 39, 50, 51).