TCK m. 289'da düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için yediemine teslim edilen malın 'resmen teslim' edilmiş olması ne anlama gelmektedir? İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca yapılan hacizlerde, haczin sonradan kalkması veya düşmesi bu suçun unsurlarını nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94897

TCK m. 289'da düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma (yedieminliği suistimal) suçunun oluşması için malın 'resmen teslim' edilmiş olması, teslimin yetkili bir resmi organ veya görevli (örn: icra memuru) tarafından, mevzuata uygun bir tutanakla yapılması ve bu sırada yediemine hukuki ve cezai sorumluluklarının hatırlatılması (ihtarat yapılması) anlamına gelir. Yargıtay kararlarına göre bu ihtarat yapılmamışsa, usulüne uygun bir teslimden söz edilemez ve suçun unsurları oluşmaz (Yargıtay 8. CD, K. 2018/10373). İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümleri uyarınca yapılan bir haciz işleminde, haczin sonradan kanun gereği (örn: İİK m. 106 ve 110 uyarınca süresinde satış istenmemesi nedeniyle) kalkması veya düşmesi, muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun 'hukuka aykırılık' unsurunu ortadan kaldırır. Çünkü suç tarihi itibarıyla failin yedieminlik görevi hukuken sona ermiştir ve geçerli bir haciz kalmamıştır. Bu durumda, yedieminin mal üzerinde tasarrufta bulunması TCK m. 289 kapsamında suç oluşturmaz, sanığın beraatine karar verilmesi gerekir (Yargıtay 8. CD, K. 2019/5206).