TCK m. 35'te düzenlenen 'suça teşebbüs' ile TCK m. 36'da düzenlenen 'gönüllü vazgeçme' arasındaki temel fark nedir? Failin, icra hareketlerini tamamladıktan sonra neticenin meydana gelmesini kendi çabasıyla önlemesi hangi hukuki kurum kapsamında değerlendirilir ve cezai sonucu ne olur?
TCK m. 35'e göre 'suça teşebbüs' ile TCK m. 36'ya göre 'gönüllü vazgeçme' arasındaki temel fark, suçun tamamlanamamasının veya neticenin gerçekleşmemesinin ardındaki nedendir. Teşebbüste, failin elinde olmayan dışsal bir engel (örn: polisin gelmesi, mağdurun direnci) nedeniyle suç tamamlanamaz. Gönüllü vazgeçmede ise fail, suçu tamamlama imkanı varken kendi iradi kararıyla bundan vazgeçer. Failin icra hareketlerini tamamladıktan sonra neticenin meydana gelmesini kendi çabasıyla önlemesi, 'gönüllü vazgeçme' kurumu kapsamında değerlendirilir. Örneğin, zehirlediği kişiyi panzehir vererek kurtaran fail, gönüllü vazgeçmiş sayılır. Cezai sonucu, TCK m. 36'da açıkça belirtilmiştir: Fail, teşebbüs ettiği suçtan (örneğimizde kasten öldürmeye teşebbüs) dolayı cezalandırılmaz. Ancak, vazgeçme anına kadar tamamladığı fiiller başka bir suç oluşturuyorsa (örneğimizde mağdur yaralanmışsa kasten yaralama suçu), sadece o tamamlanmış suçtan dolayı cezalandırılır (barandogan.av.tr - Suça Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme).