Ceza muhakemesinde 'delillerin doğrudan doğruyalığı' (vasıtasızlığı) ilkesi nedir ve CMK'daki hangi hüküm bu ilkeyi yansıtır?
Delillerin doğrudan doğruyalığı ilkesi, mahkemenin, kararını verirken delillerle bizzat ve doğrudan temas kurmasını, araya bir vasıta girmemesini ifade eder. Örneğin, tanığın başka bir yerde alınan ifadesinin okunması yerine, mümkünse duruşmada bizzat dinlenmesi bu ilkenin bir gereğidir. CMK m. 217/1'deki 'Hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir.' hükmü, bu ilkenin en temel yansımasıdır.