Yargıtay Ceza Daireleri, kaçak sigara satışı gibi suçlarda, kolluk görevlilerinin önceden ihbar almasına rağmen usulüne uygun arama kararı veya yazılı arama emri olmaksızın iş yerinde yaptıkları aramalar sonucunda elde edilen delilleri nasıl değerlendirmektedir? Sanığın rızaen teslim ettiği iddia edilen durumlarda bile bu delillerin hukuki geçerliliği nasıl etkilenmektedir? (Örnek: Ceza Genel Kurulu 2023/373 E., 2024/155 K. ve 2023/522 E., 2024/65 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94114

Yargıtay Ceza Daireleri, kaçak sigara satışı gibi suçlarda, kolluk görevlilerinin önceden ihbar almasına rağmen usulüne uygun arama kararı (CMK m.119) veya gecikmesinde sakınca gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş yazılı arama emri olmaksızın iş yerinde yaptıkları aramalar sonucunda elde edilen delilleri hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil niteliğinde kabul etmektedir. Ceza Genel Kurulu'nun 2023/373 Esas, 2024/155 Karar ve 2023/522 Esas, 2024/65 Karar sayılı kararlarında bu durum açıkça belirtilmiştir. Bu kararlarda, sanığın iş yerinde kaçak sigara sattığına dair gelen ihbar üzerine arama kararı olmaksızın iş yerine gidilmesi ve hatta sivil giyimli polis memurlarının sigara talep ederek sanığı suça teşvik etmeleri, elde edilen delillerin hukuka aykırılığına yol açmıştır. Sanığın kaçak sigaraları rızaen teslim ettiği iddia edilen durumlarda bile, Yargıtay 'rızanın hukuken geçerli olmadığının kabulünün gerektiği'ni belirtmektedir. Çünkü Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 'rızaya dayalı arama' hükmü (m.8/f) Danıştay tarafından iptal edilmiştir. Bu nedenle, usulüne uygun yazılı arama emri veya adli arama kararı bulunmaksızın iş yerinde yapılan arama sonucunda ele geçirilen kaçak sigaralar yasak delil niteliğinde olup, Anayasa'nın 38. maddesinin altıncı fıkrası ve CMK'nın 217. maddesi uyarınca hükme esas alınamaz. Bu durum, hukuka uygun delil elde etme ilkesinin ve 'hukuka aykırı delil yasağı'nın yargılamadaki mutlak önemini vurgulamaktadır.