TCK Madde 106'da tehdit suçunun temel şekillerinden biri olan 'Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit' ile 'hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit' arasındaki temel farklar nelerdir? Özellikle ilk durumda mağdurun şikayetinin aranmasının (kovuşturma şartı) hukuki gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94110

TCK Madde 106'da tehdit suçu iki temel şekilde düzenlenmiştir. İlk şekil, kişinin 'hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit' olup bu suçun temel ve daha ağır halidir (altı aydan iki yıla kadar hapis). İkinci şekil ise, 'malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit' olup, bu halde mağdurun şikayeti üzerine altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Temel fark, tehdidin yöneldiği hukuki değerin niteliğidir. Hayat, vücut ve cinsel dokunulmazlık, bireyin en temel ve dokunulmaz hakları olup, bu haklara yönelik tehditler kamu düzenini daha doğrudan ve ciddi şekilde ihlal eder. Malvarlığı veya diğer kötülüklere yönelik tehditler ise, daha çok bireyin kişisel çıkarlarını ilgilendirir. İkinci durumda mağdurun şikayetinin aranmasının hukuki gerekçesi, bu tür tehditlerin niteliği itibarıyla kamu davası açılmasında kamu yararı yerine, daha çok mağdurun kişisel iradesinin ve menfaatinin öncelikli görülmesidir. Şikayet, mağdurun rızası olmadan devletin kendiliğinden soruşturma ve kovuşturma yapmamasını sağlayarak, mağdurun olayı kendi takdirine bırakma yetkisini tanır. Bu durum, suçun kamuya verdiği zarardan ziyade, bireyin özel alanına yönelik bir ihlal olarak kabul edildiğini gösterir.