TCK Madde 106'da tehdit suçunun konusu olan 'sair bir kötülük' kavramı nasıl yorumlanmalıdır? Yargıtay kararlarında, bu kavramın geniş yorumlanmasına rağmen, her türlü rahatsız edici söz veya davranışın tehdit suçunu oluşturmadığına dair örnekler vererek açıklayınız (Örnek: Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/557 K.)
TCK Madde 106'da tehdit suçunun konusu olarak belirtilen 'sair bir kötülük' kavramı oldukça geniştir ve mağdurun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun her türlü haksızlığı kapsar. Ancak, Yargıtay kararlarında bu kavramın her türlü rahatsız edici söz veya davranışı kapsamadığı, eylemin 'korkutmak amacıyla' ve 'ciddi bir mahiyet arzetmesi' gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/557 Karar sayılı kararında, alkollü bir sanığın kendisini durduran şikâyetçilere anlık olarak söylediği 'siz kim oluyorsunuz, burası U., burada bizim sözümüz geçer, hepinizi sürdürürüm' şeklindeki sözün, somut olayın özelliklerine göre şikâyetçilerin iç huzurunu bozmaya veya onlarda korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli bulunmadığı ve tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Bu karar, her türlü söz veya davranışın tehdit suçunu oluşturmayacağını, tehdidin objektif olarak korkutucu ve ciddiye alınabilir bir nitelik taşıması gerektiğini göstermektedir. Failin kastının sadece anlık bir öfke veya rahatsızlık ifadesi olup, ileride bir kötülüğün gerçekleşeceğine dair ciddi bir beyan olmaması durumunda suçun oluşmayacağı yorumu yapılmaktadır.