CMK Madde 119'un (3) fıkrasında arama tutanağına işlemi yapanların açık kimliklerinin yazılması zorunluluğu, arama işleminin şeffaflığı ve hukuka uygunluğunun denetlenebilirliği açısından ne anlama gelmektedir? Yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında sicil numarası yazılmasına ilişkin 5275 S.K. m.33/3 ile bu hüküm arasında bir çelişki var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94097

CMK Madde 119'un (3) fıkrasında arama tutanağına işlemi yapanların açık kimliklerinin yazılması zorunluluğu, arama işleminin şeffaflığını, hukuka uygunluğunun denetlenebilirliğini ve sorumluluğun belirlenebilirliğini sağlamak amacıyla getirilmiş temel bir usuli güvencedir. Bu sayede, arama işlemini yapan görevlilerin kimliği tespit edilebilir, olası usulsüzlüklere karşı hukuki yollara başvurma imkanı sağlanır. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un Madde 33'ün (3) fıkrasında (Ek: 24/11/2016-6763/37 md.), yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları ile diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde kalan tutuklu ve hükümlülerle ilgili olarak düzenlenen tutanaklara, ilgili görevlinin açık kimliği yerine sadece sicil numarası yazılacağı özel olarak belirtilmiştir. Bu durum, CMK Madde 119/3 ile 5275 SK Madde 33/3 arasında özel-genel kanun ilişkisi bağlamında bir çelişki olarak değil, özel bir durumun (yüksek güvenlikli kurumlar ve görevli güvenliği) gerektirdiği istisnai bir düzenleme olarak yorumlanmalıdır. 5275 sayılı Kanun, ceza infazına ilişkin özel bir kanun olup, belirli koşullar altında (görevli güvenliği gibi) genel kanundaki (CMK) hükümlerden farklılaşabilmektedir. Bu özel düzenleme, yüksek riskli ortamda görev yapan personelin kişisel güvenliğini sağlamayı amaçlamaktadır. Ancak, sicil numarası ile dahi olsa, görevlinin kimliğinin resmi makamlarca belirlenebilir olması, denetim mekanizmasının tamamen ortadan kalkmadığını gösterir.