5275 sayılı Kanun'un geçici 9. maddesinin beşinci fıkrası (Ek:14/4/2020-7242/53 md.) ve geçici 10. maddesi (Ek: 14/7/2023-7456/15 md.) uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle hükümlülere tanınan özel izinler ve denetimli serbestlik imkanları nelerdir? Bu geçici düzenlemeler, olağanüstü durumlarda infaz hukukunun esnekliğini ve kamu sağlığına verilen önemi nasıl göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94093

5275 sayılı Kanun'un geçici 9. maddesinin beşinci fıkrası (Ek:14/4/2020-7242/53 md.) uyarınca, Covid-19 salgın hastalığının ülkede görülmesi sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, belirli bir tarihe kadar (başlangıçta 31/5/2020, uzatmalarla) izinli sayılmıştır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere dokuz kez uzatılabilir. Geçici 10. madde (Ek: 14/7/2023-7456/15 md.) ise bu izinlerin bitimini ve sonrasında bazı hükümlüler için otomatik olarak denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasını getirmiştir (f.2). Özellikle koşullu salıverilme tarihine kadar beş yıl ve daha az süre kalan Covid-19 iznindeki hükümlülerin talebi aranmaksızın denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilebilir. Bu geçici düzenlemeler, olağanüstü salgın gibi durumlarda infaz hukukunun esnekliğini, temel hak ve özgürlüklerin korunması (özellikle sağlık hakkı) ve kamu sağlığının önlenmesi amacını göstermektedir. Ceza infaz kurumlarındaki kalabalıklaşmanın ve salgın riskinin azaltılması, böylece hem hükümlülerin hem de toplumun sağlığının korunması hedeflenmiştir. Bu, hukukta 'zorunluluk hali' ve 'kamu yararı' prensiplerinin infaz sürecine yansıtıldığı bir örnektir.