CMK Madde 119 ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 'Karar alınmadan yapılacak arama' başlıklı 8. maddesi uyarınca, kolluk görevlilerinin hangi durumlarda arama kararı olmaksızın arama yapabileceği kabul edilmektedir? Özellikle bu durumlar, hukuka uygunluk sebepleri ve suçüstü hallerini nasıl kapsar?
CMK Madde 119 genel olarak hâkim kararı veya istisnai hallerde savcı/kolluk amirinin yazılı emri ile arama yapılmasını öngörür. Ancak, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 8. maddesi, belirli durumlarda karar alınmadan da arama yapılabileceğini düzenler. Bu haller şunlardır: a) Hakkında tutuklama kararı veya yakalama emri veya zorla getirme kararı bulunan kişi ile hakkında gıyabî tutuklama kararı verilen kaçak yakalandığında üstünde, b) Kolluk tarafından doğrudan yakalanan kişinin, kendisine, başkalarına veya yakalama işlemini yapan kolluk görevlilerine zarar vermesini önlemek amacıyla yapılacak kaba üst aramasında, c) Gözaltına alınan kişinin, nezarethaneye konmadan önce yapılan üst aramasında, d) Hukuka uygun şekilde yakalandıktan sonra kaçmakta olan kişilerin veya işlenmekte olan veya henüz işlenmiş olan veya pek az önce işlendiğini gösteren belirtilerin olduğu suçun failinin yakalanması amacıyla takibi sırasında girdikleri araç, bina ve eklentilerinde yapılacak aramalarda, e) Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamındaki belirli aramalarda, f) TCK Madde 24 (kanunun hükmü ve âmirin emrini yerine getirme), 25 (meşru savunma ve zorunluluk hâli) ve 26 (hakkın kullanılması) gibi kanunların öngördüğü hukuka uygunluk sebepleri ve suçüstü hâlinde yapılan aramalarda, toplum için veya kişiler bakımından hayatî tehlikeyi ortadan kaldırmak amacıyla veya kapalı yerlerden gelen yardım çağrıları üzerine, konut, işyeri ve yerleşim yeri ile eklentilerine girildiğinde. Bu durumlar, temel hak ve özgürlüklere müdahalenin aciliyet, meşruiyet ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde, kanunun verdiği doğrudan yetkiye dayanarak veya hukuka uygunluk sebeplerinin varlığıyla mümkün olabileceğini gösterir.