CİGK Madde 86'da ziyaret ve görüşlerde uyulacak esaslar nelerdir? Özellikle (3) fıkrasında belirtilen kuruma girişteki arama ve kontrol prosedürleri ile milletvekili, hakim, savcı gibi belirli görevlilerin arama muafiyetleri, güvenlik ve hukuk devleti ilkeleri arasındaki dengeyi nasıl yansıtmaktadır?
CİGK Madde 86'da ziyaret ve görüşlerde uyulacak esaslar düzenlenmiştir. Ziyaretçiler kurum güvenliğini tehlikeye sokacak davranışlarda bulunamaz, yasal ve idari tedbirlerin değiştirilmesini isteyemezler (f.1). Güvenliği bozacak eşya ve maddeler ile her türlü iletişim araçları ve silahlar kuruma sokulamaz, para/kıymetli evrak/eşya verilemez (f.2). En kritik düzenleme (3) fıkrasındadır: Kurum görevlileri ve dış güvenlik görevlileri dahil olmak üzere, sıfat ve görevi ne olursa olsun, ceza infaz kurumlarına girenler duyarlı kapıdan geçmek zorundadır. Üstleri metal dedektörle aranır; eşyaları x-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirilir, ayrıca şüphe hâlinde elle aranır. Ancak milletvekilleri, mülkî amirler, hâkim, Cumhuriyet savcıları ve bu sınıftan sayılanlar, avukatlar, noterler, ceza infaz kurumları ve tutukevleri kontrolörleri, izleme kurulu başkan ve üyeleri, uluslararası sözleşmelerle yetkileri tanınmış kişi ve kuruluşların temsilcileri, ceza infaz kurumu ve tutukevi koruma birlik komutanı ile kurum müdürünün üstleri ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlleri dışında elle aranamaz. Duyarlı kapı cihazının ikazının sürmesi hâlinde bu kişiler ancak, elle aramayı kabul ettikleri takdirde kuruma girebilirler. Bu düzenleme, güvenlik ihtiyacı (narkotik, silah vb. girişini önleme) ile hukuk devleti ve mesleki dokunulmazlık ilkeleri arasındaki dengeyi yansıtır. Belirli kamu görevlilerine tanınan arama muafiyeti, onların görevlerini serbestçe yerine getirmelerini sağlamak ve saygınlıklarını korumak amacıyla getirilmiş bir ayrıcalıktır. Ancak, bu ayrıcalık dahi 'suçüstü hali' veya 'duyarlı kapı ikazı' gibi durumlarda güvenlik önlemlerinin öncelenmesi ile sınırlandırılmıştır.