CİGK Madde 21'de hükümlülerin ceza infaz kurumuna kabul ve kayıt işlemleri sırasında yerine getirilen uygulamalar nelerdir? Özellikle (3) fıkrasında belirtilen 'tanıya yönelik' alınan parmak izi, fotoğraf gibi bilgilerin 'Kanunun zorunlu kıldığı hâller dışında hiçbir kurum ve kişiye verilemez' hükmü, kişisel verilerin korunması ilkesi açısından ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94068

CİGK Madde 21'e göre, hakkında kesinleşmiş hapis cezasını içeren mahkûmiyet ve ödenmeyen adlî para cezalarının hapse çevrilmesine ilişkin karar bulunanlar, Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emriyle ceza infaz kurumuna gönderilirler. Üstleri ve eşyaları arandıktan sonra kabul odalarına konulur ve hekim muayenesinden sonra kuruma yerleştirme işlemleri yapılır (f.1). Bu işlemler sırasında hükümlülerin adı, soyadı, işledikleri suç, cezalarının türü ve süresi, mahkûmiyet ilâmının tarih ve numarası ve infaza başlandığı gün 'hükümlü defteri'ne kayıt olunur. En önemlisi, 'tanıya yönelik olarak' hükümlülerin parmak ve avuç içi izleri alınır, fotoğrafları çekilir, kan grupları, vücutlarının dış özellikleri ve ölçüleri belirlenir. Bu bilgiler hükümlünün kişisel dosyasında veya elektronik ortamda saklanır (f.3). Madde 21'in (3) fıkrasının son cümlesinde yer alan 'Bu bilgiler, Kanunun zorunlu kıldığı hâller dışında hiçbir kurum ve kişiye verilemez' hükmü, ceza infaz sürecinde dahi bireylerin kişisel verilerinin korunması ilkesine verilen önemi vurgular. Bu, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkının bir uzantısıdır. Devlet, meşru amaçlarla elde ettiği kişisel verileri ancak kanunda açıkça belirtilen istisnai haller dışında üçüncü taraflarla paylaşmama yükümlülüğü altındadır.