5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (CİGK) genel ve özel önleme amaçları çerçevesinde, hükümlülerin iyileştirilmesi ve topluma yeniden kazandırılmasına yönelik olarak hangi temel ilkeler benimsenmiştir ve bu ilkelerin uygulanmasında bireyselleştirmenin rolü nedir?
CİGK'nın temel amaçları, Madde 3'te belirtildiği üzere genel ve özel önlemeyi sağlamak, hükümlünün yeniden suç işlemesini engellemek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve toplumsal kurallara saygılı bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır. Bu amaçlar doğrultusunda, Madde 6'da hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler arasında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanakların kullanılması, kanunîlik ve hukuka uygunluk esaslarının gözetilmesi yer alır. Bireyselleştirme ilkesi ise Madde 6/d'de ve Madde 73'te vurgulanmıştır. Buna göre, iyileştirmeye gereksinimleri olduğu saptanan hükümlülere kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesi, hatta Madde 73'te hükümlünün geçmişi, suçluluk nedenleri, sağlık durumu, kişisel doğası, tehlike hâlleri vb. dikkate alınarak topluma uyumunu sağlayacak, bireysel ihtiyaçlarına uygun iyileştirme programlarının uygulanması esastır. Bireyselleştirme, tek tip infaz uygulamaları yerine, her hükümlünün özgün durumuna göre şekillendirilen ve böylece rehabilitasyonun etkinliğini artıran bir yaklaşımdır.