CMK Madde 119'un (4) fıkrasında, Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulması şartı düzenlenmiştir. Yargıtay'ın bu maddeye ilişkin yerleşik içtihadı, bu şartın ihlali durumunda elde edilen delillerin hukuki niteliği açısından ne gibi sonuçlar doğurmaktadır? (Örnek: Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/15582 E. ve 2023/5298 K.)
CMK Madde 119'un (4) fıkrası, Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulmasını zorunlu kılar. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı, bu şartın aramanın başından sonuna kadar yerine getirilmesini şart koşar. Örneğin, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2022/15582 Esas, 2023/5298 Karar sayılı kararı ve 2023/291 Esas, 2023/5294 Karar sayılı kararları, bu fıkraya aykırı olarak (örneğin sadece bir azanın veya muhtarın bulundurulması, aynı ikamette oturan kişinin yeterli sayılmaması) yapılan aramanın hukuka aykırı olduğunu ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen delillerin hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil niteliğinde olduğunu belirtmektedir. Anayasa'nın 38. maddesinin altıncı fıkrası ile CMK'nın 206. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 217. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınamayacağı vurgulanır. Sanığın hukuka aykırı arama sonucu bulunan maddelerin varlığını ve zilyetliğini kabul etmesi dahi, delillerin hukuka aykırı olarak elde edilmiş olduğunu bertaraf etmez.