Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun HMK Madde 46 kapsamında 'Devletin Sorumluluğu ve Rücu' davalarında, zamanaşımı veya hak düşürücü sürelerin uygulanması nasıl ele alınmaktadır? Özellikle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 93/A maddesinin yürürlükten kalkması ve CMK 141-142 maddelerindeki değişiklikler, dava açma sürelerini ve görevli mahkemeyi nasıl etkilemiştir (Örnek: HGK 2015/8 K. ve 2014/1039 K.)?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) kararlarında, HMK Madde 46 kapsamındaki davalarda zamanaşımı ve hak düşürücü süreler kritik önem taşımaktadır. HGK'nın 2014/1039 Esas ve 2014/1039 Karar sayılı kararında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 93/A maddesindeki 'hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde' dava açma süresinin hak düşürücü nitelikte olduğu ve bu sürenin geçirilmesi halinde davanın usulden reddi gerektiği belirtilmiştir. Yasanın sonradan yürürlükten kaldırılmış olmasının, hak düşürücü süre nedeniyle düşmüş olan bir hakkı diriltmeyeceği kabul edilmiştir. HGK'nın 2015/8 Esas ve 2016/88 Karar sayılı kararında ise, 21.02.2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun ile 2802 sayılı Kanun'un 93/A maddesinin yürürlükten kaldırılması ve 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK'nın 141. maddesine eklenen 3. ve 4. fıkralar neticesinde, ceza hakimleri ve cumhuriyet savcıları aleyhine yargısal faaliyet nedeniyle açılan tazminat davalarında görevli mahkemenin Ağır Ceza Mahkemeleri olduğu ve bu davaların CMK'nın 141. ve devamı maddeleri uyarınca yürütüleceği belirtilmiştir. Bu durum, görev sorununun kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle, yürürlüğe giren yeni düzenlemelerin derdest davalara da uygulanmasını gerektirmiştir.